NİKA İSYANI

İstanbul’un tarihi boyunca yaşadığı en kanlı ayaklanma olan Nika isyanı, İmparator Justinianus’un politikalarına karşı 13 Ocak 532 yılında başlamış ve 18 Ocak 532’de Hipodromda toplanan yaklaşık 30,000 kişinin öldürülmesiyle sonlandırılabilmiştir…

İsyanın temel nedeni Justinianus’ un mali politikalarıydı. Halktan aldığı yüksek vergi bir yandan halkı öfkelendirirken diğer yandan gruplaşmalara neden oluyordu. Öte yandan, Justinianus soylu kesim üzerinde de baskılar kurarak onların bazı kesimler üzerinde söz sahibi olmalarını engelliyordu. Tüm bu olanlar hem halkın hem de soyluların yönetime karşı ortak tavır almalarına neden oluyordu.

Geleneksel Roma araba yarışları o dönemde siyasetin karıştığı bir oyuna dönüşmüştü. Maviler ve Yeşiller olarak bilinen iki rakip grup zamanla halkın siyasal, sosyal ve dinsel tercihlerinin simgesine dönüştü. Maviler toprak sahibi soyluları temsil ederken, yeşiller ise ticaret ve zanaatla uğraşan halkı ve daha çok yoksul kesimi temsil ediyordu.

hippodrome

13 Ocak 532 günü gerçekleşen yarışlar sırasında Yeşil ve Mavi takımın tarafları arasında Nika tezahüratları ile isyan başlar. İsyanı ilk başlatan Yeşiller olduğu halde Mavilerde isyana katılır. Şehir büyük oranda yakılıp yıkılır. Ayasofya da yanan binalar arasındadır. İsyan bir türlü bastırılamadığı gibi soylulardan da isyancıların safına geçenler olur.

Chariot-Race

Olayları bastırmaya çalışan Justinianus elinde İncil ile Hipodrom’a gelir ve isyanın son bulması halinde kimsenin suçlanmayacağını ve normal hayata geri dönüleceğini duyurur. Fakat kontrolden çıkan halk, Nika çığlıklarıyla isyanı sürdür.

Ne yapacağını bilemeyen Justinianus deniz yoluyla kaçmayı planlarken, karşısına dikilen Theodora yaptığı konuşma ile tarihin akışını değiştirir. Cinselliğin ve ihtirasın simgesi olarak  görülen Theodora’dan nefret eden bazı senatörler firsattan istifade halkın öfkesini saraya yönelterek Justinianus’u tahttan indirmeye çalışırlar. Anlatılanlara göre Theodora Justinianus’a ” Gemiler hazır, yeterince altınımız da var. Costantinopolis’i hemen terkedebilirsin. Ama sürgünde yaşadığın günlerden birinde kendine şu soruyu sormayacak mısın? Ya kalsaydım? Ben hiçbir yere gitmiyorum. Benim inancıma göre erguvani imparatorluk pelerinini bir kez giyen bir daha çıkarmamalıdır. Taht en güzel mezardır. İnsanlar bana İmparatoriçe demeyi bıraktıklarında yaşamanın benim için hiçbir anlamı kalmaz. Atalarımızın da dediği Erguvani pelerin kefenim olsun!”

Theodora_Justinyen

İmporatoriçe Theodora, soylu olmadığı halde imparatoriçe olan ilk Romalı Kadındır. Sirklerde dansçılık yaptığı sırada Jüstinyen’i dansları ve cazibesiyle baştan çıkararak kendine aşık ettiği söylenir. Büyük Konstantin zamanında  çıkarılan kanuna göre asillerin, adı uygunsuz olarak anılan kişilerle evlenmeleri yasaktır. Fakat Jüstinyen öylesine aşıktır ki Thedora ile evlenebilmek uğruna yasayı değiştirir.

Erguvan rengi Bizans’ta hanedanın rengiydi. Bizans İmparatorları kendilerini erguvan kanlı olarak tanımlarlardı. İmparator çocukları erguvan renkli odalarda doğar ve “erguvan içinde doğmuş “, “Porphyrogenitos” ünvanı alırlardı. Sıradan insanların erguvan renkli giysiler giymeleri yasaktı. Yasak olmasa bile, bu rengin elde edilmesi oldukça zahmetli ve pahallı olduğundan isteseler de giyemezlerdi. Yaklaşık 12.000 adet dikenli deniz salyangozunun öğütülmesinden ancak 1- 1,5 gramlık boya elde edilirdi.

Bu konuşma üzerine Justinianus kalıp isyanı bastırmaya karar verir ve komutanlarından Belisarios’u bu işle görevlendirir. Jüstinyanus isyancılara tahttan feragat edeceğini ve tacını isyanın başladığı Hipodromda yeni imparatora bizzat teslim edeceğini ilan ederek herkesi Hipodroma çağırır. Yaklaşık otuz bin kişi Hipodroma toplandığında Belisarios ve askerleri tüm kapıları kapatarak içerdekileri kılıçtan geçirir ardından da Hipodrom’u ateşe verir. Hipodromda başlayan isyan yine Hipodromda oldukça kanlı bir biçimde, söylenenlere göre 30,000 kişinin katledilmesiyle son bulur. Bazıları kanlı bu sonucu İmparatoriçe Theodora’nın saltanat hırsına  bağlarlar.

Belisarius

Olaylar bastırıldıktan sonra Hipodromdaki yarışlar süresiz olarak durdurulur ve Hipodrom sadece özel gün ve bayramlarda kullanılan bir alan olur. Yangınlardan dolayı harap olan şehir ve Ayasofya yeniden inşaa edilir.

Follow: