COSTANTINOPLE

Byzantion’un kaderi, Roma İmparatorluğu’nda Roma’dan sonra ikinci kent seçilmesiyle değişmeye başlar. I. Costantinus Roma’yı imparatorluğun başkenti için zayıf ve emniyetsiz gördüğünden merkezi doğu’ya Byzantion’a nakleder.
Hemen ardından şehri yeniden görkemli bir hale getirmek için imar faaliyetlerine başlar. Nihayet 11 Mayıs 330’ da Byzantion’u “Nova Roma” olarak imparatorluğun yeni başkenti ilan eder. Bir süre sonra da şehir kurucusuna istinaden Konstantinopolis olarak anılmaya başlanır.

Kent tıpkı Roma gibi yedi tepe üzerine kurulmuş ve sur içinde 12, sur dışında da 2 ( Galata ve Eyüp ) olmak üzere toplam 14 mahalleye ayrılmıştı.

1 – Sarayburnu Tepesi – Topkapı Sarayı ve Ayasofya

2 – Nurosmaniye Tepesi – Çemberlitaş ve Nurosmaniye Camii

3 – Beyazıt Tepesi – Beyazıt ve Süleymaniye Camileri

4 – Fatih Tepesi – Fatih Camii

5 – Sultanselim Tepesi – Sultan Selim Camii

6 – Edirnekapı Tepesi – Tekfur Sarayı ve Kariye Müzesi

7 – Kocamustafapaşa Tepesi – Cerrahpaşa, Arkadius Sütunu

İmparator Costantinus, kentin meydanlarını görkemli anıtlarla donatır. Çemberlitaş’ta kendi adını taşıyan Forum inşaa ettirerek ortasına mor porfir taşından yapılmış bir sütun üzerine kendi heykelini koydurur. Forumdan geriye çevresi demirle sağlamlaştırılan bugün Çemberli Taş olarak bildiğimiz sütun kalmıştır.

Cemberli-Tas.jpg

Ayrıca Sarayburnu ile Sultanahmet arasındaki alanda Büyük Saray’ın inşaası başlanır, Hipodrom tamamlanır.

hippodrome

Hipodromun tam orta yeri olan Spina’ sındaki sütunlardan üçü bugün hala ayaktadır. Theodosius Sütunu- Yılanlı Sütun ve Örme Dikilitaş.

Theodosius-Obeliks.jpgserpentine.jpg

O zamanlar Mese olarak anılan bugünkü Divanyolu Caddesi şehri baştan başa katediyordu. Bizans’ın yeni başkenti olmasının işareti olarak Million Anıtı inşaa edilir. Bu anıt ile yeni Sıfır Noktası İstanbul olmuştur tıpkı Roma’daki Altın Mil gibi. Bu taş ile  dünyanın merkezi konumuna geçen İstanbul’un dünyanın çeşitli noktalarına olan uzaklığı ölçülüyordu.

Million-Stone_1555089606a9ed.jpg

Costantinus Roma’nın zengin ve soylu ailelerini, sanatçılarını, tüccarları nı  Konstantinopolis’e topluyor ve bu yeni sakinlerden vergi almıyordu. Kendi saraylarında oturan bu sakinlerden biri de Roma’dan gelen senato üyesi Floksenus’tur ki sarayının su ihtiyacını hemen yanında bulunan Binbirdirek Sarnıcından sağlamaktaydı. Şehrin artan su ihtiyacını karşılamak üzere yeni su kemerleri ve sarnıçlar inşaa ettiriliyordu tıpkı Valens Su Kemeri gibi.

Valens-Aqueduct.jpg

Büyüyen kent ile birlikte şehri çevreleyen surlar yeniden yapılır.

I.Konstantin, imparatorluk içerisinde yayılan yeni tek tanrılı din Hıristiyanlığı imparatorluğun resmi dini olarak kabul eder. Aya İrini Pagan dönemden kalma Artemis, Afrodit ve Apollon mabetlerinin kalıntılarından yararlanılarak yapılan İstanbul’un ilk kilisesidir.

Aya-irini.jpg

Roma kaynaklarına göre, Konstantin ölene dek Pagan inancına sadık kalır, ölüm döşeğindeyken vaftiz edildiği söylenir. 391 yılında Hristiyanlığın imparatorluğun meşru din ilan edilmesinden yaklaşık 4 yıl sonra 395 yılında Roma, Doğu ve Batı olmak üzere ikiye bölünür. Batı Roma 476 yılında yıkılırken, Doğu Roma ya da Constantinopolis 1453 yılında Fatih Sultan Mehmet şehri fethedene kadar varlığını sürdürür.

Follow: