BYZANTİON

Adına şarkılar bestelenen, şiirler yazılan, Dünyada iki kıta üzerine kurulu tek şehir olan İstanbul yaklaşık 8,000 yıldır tüm ihtişamı ile görenleri kendine hayran bırakmaya devam ediyor…

Bu eşsiz şehirdeki ilk yerleşim yerlerine Küçükçekmece gölü çevresindeki Yarımburgaz mağarası ve  Anadolu yakasında Fikirtepe çevresinde rastlanılıyor.

İstanbul Boğazı ve İstanbul’un kuruluşunda efsaneler önemli yer tutar. Efsaneye göre Nehir tanrısı Inakhus’un güzeller güzeli kızı İo’yu gören çapkın Zeus görür görmez aşık olur.

Zeus-Io

Kıskanç eşi Hera’nın gazabından korkan Zeus İo’yu beyaz bir ineğe çevirir. Kocasının çapkınlıklarından bıkan Hera durumu anlar ve Zeus’u İo’dan ayırmak için ineğin kendisine verilmesini ister. Zeus daha sonras durumu düzelteceğini düşünerek kabul eder. İneği alan Hera işi sağlama almak için başına bin gözlü dev Argos’u nöbetçi olarak bırakır. İo’nun durumundan kendini sorumlu tutan Zeus, Argos’u öldürerek İo’yu güvenli bir yere götürmesi için haberci tanrı Hermes’i görevlendirir. Hermes Argos’a öyküler anlatır, panflütüyle ezgiler çalar ve tüm gözlerinin uykuyla birer birer kapanmasını sağlayarak onu öldürür.

hermes and argus

Bu duruma çok sinirlenen Hera yarasa büyüklüğünde bir at sineğini İo’ya musallat eder. Sinek ısırdıkça acı içinde koşan İo, İon Denizi’ni aşıp Trakya’ya oradan da İstanbul Boğaz’ına gelir. Boğazı geçerek Asya yakasından kıyıya çıkar. İstanbul Boğazı onun anısına Bosphorus (İnek Geçidi) olarak anılır.

zeus-europa

Haliç kıyılarına gelen İo Zeus’un kızı Kereossa’yı doğurur. Bu isim sonraları Keros yani Boynuz anlamında kısaltılır. Mitolojik kaynaklara göre Haliç’in adı Keros’dan gelmektedir.

Golden-Horn_1.jpg

İlerleyen zamanda Poseidon ile evlenen Kereossa’nın bu evlilikten Byzas adında bir oğlu olur.

Byzantion coin

Antik Yunanistan’ın Megara kentinden yeni bir koloni kurmak için yola çıkan gençlerin başı Byzas’dır. Delphi’deki kahinlere danışan gençler kehanete göre Körler Ülkesi’nin karşısına yerleşecektir. Deniz yoluyla Saraburnu’na çıkan kafile daha önceden karşı kıyıda yani Kadıköy’de (Kalkhedon) yerleşenlerin buranın güzelliğini farkedemeyen körler olduğuna karar verirler böylece kehanet gerçekleşmiş olur. Şehir kurucusuna ithafen Byzantion (Byzas’ın yeri) olarak anılır.

Gülhane Parkı’nın Sarayburnu’na yakın olan kesiminde Gothlar’a karşı kazanılan zaferin anısına dikilen Gotlar Sütununun, Byzas önderliğinde M.Ö. 663’te Sarayburnu’na çıkan gençlerin şehre ilk adım attıkları yer olduğu tahmin ediliyor.

Dor-Sutunu_1.jpg

Byzantion Boğaz’a hakim konumuyla kısa sürede gelişip zenginleşir. Balıkçılığın önemli bir gelir kaynağı olduğu şehirde Palamut kentin simgesidir. Berrak sularında yaşayan palamut sürülerinin ışık vurdukça altın gibi parlamasından dolayı Haliç  “Altın Boynuz” olarak anılıyordu.

byzantion

Bugün Topkapı ve Aya Sofya’nın bulunduğu yer o zamanlar kentin Akropolisi idi. Akropolis’ te Tanrı ve Tanrıçalara adanmış pek çok tapınak bulunuyordu.

O dönemlerde Strategion olarak anılan Sirkeci üst düzey devlet yöneticilerinin yaşadığı bir yerdi.

Çemberlitaş, Laleli ve Beyazıt’ın bulunduğu alan ise kentin nekropolünü (mezarlık) oluşturuyordu.

sarayburnu

Kent ilk zamanlarından itibaren surlarla çevrili idi. Haliç kıyılarındaki limanların kontrolü gerektiğinde zincir ile kapatılarak sağlanıyordu.

Bir süre sonra sınırlarını genişleten Roma İmparatorluğu, güzelliği dillere destan Byzation’u da sınırlarına dahil eder. Bu aşamadan sonra şehir büyük Roma kentlerindeki yapılarla donatılmaya başlanır. Tiyatrolar, hamalar, su kemerleri, sarnıçlar inşaa edilir.

Kent Roma döneminde zaman zaman bağımsız bir devletken bazen de vergiye bağlanır. Byzantion Septimius Severus ve Pescennius Niger arasındaki imparatorluk savaşında Niger’in tarafını tutar ve Niger’in savaşı kaybetmesi üzerine Septimius Severus tarafından bağımsızlıklarını ve vatandaşlık haklarını kaybetmelerinin yanında  vergiye de bağlanarak cezalandırılırlar. Kenti daha da aşağılamak isteyen Septimius Severus surları yıktırır, topraklarının bir kısmını da Perinthos’a (Marmara Ereğli’si) verir. Parlaklığını yitiren kent imparator Büyük Constantin dönemine kadar toparlanamaz…

Follow: